|
Tiyatro mu Dediniz? |
|
Türkiye’de hele bir de Anadolu’nun bir kentinde tiyatro yapmak ve bu tiyatronun “sürdürebilir”liğini sağlamak, yola ilk çıktığımızda aklımıza bile gelmemişti. Nasıl gelsin ki; “tiyatro yapma” fikri daha çocukken aklımıza ve gönlümüze düşmüştü bir kere… Daha 13-15’li yaşlarda dört-beş kişi olarak yola koyulduğumuzda her şeyi ile kendimizin ilgilendiği, rejisinin, senaryosunun kendimize ait olduğu bir oyunu kısa bir süre içersinde, yaz tatilimizi değerlendirerek hazırlamak, bunu şehrimizin nispeten diğer şehirlere göre daha uygun bir sahnesinde oynamak hayatımızda yaptığımız en önemli bir adımdı şüphesiz. Bunu anlamamız geç olmadı. O küçük aklımızla amatör bile olmayan oyunumuz o kadar övgü aldı ki seyirciden, tanıdıklarımızdan… Ayakta dakikalarca alkışlandığımız hala dün gibi hatırımızda, yedi kişilik oyunun dört kişilik oyuncu kadrosu olarak. İşte bu saatten sonra durmayı, işi devam ettirmemeyi düşünemezdik, düşünmemeliydik. Şu an yedinci yılımızda hala daha oyunlar yazıyor ve oynuyoruz. “Tiyatroya RAPTİYEleneceksiniz” sloganımızla, kendimize misyon edindiğimiz “insanları tiyatro ile tanıştırmak, tiyatroya ısındırmak” fikrimizde her oyunumuzla, her perde açışımızda başarılı olduğumuzu düşünüyor ve çalışmalarımızı bu minvalde artırarak ve profesyonelleştirerek devam ettiriyoruz. “İnsanları tiyatroya RAPTİYElemek” adına Anadolu’da oyunlarımızın hepsini ücretsiz oynuyoruz, yediden yetmişe herkese hitap etmeye çalışıyoruz. Bir gün çocuklara gösteriler yapıyoruz, onları tiyatro ısındırmak için yaz okulları açıyor, başka bir gün cezaevinde mahkûmlara perdemizi açıyoruz. Tüm bunları Anadolu’da, Anadolu insanımız için, tiyatro için, kendimiz için yapıyoruz ve iyi ki de yapıyoruz. Biz gibi genç amatör tiyatroların Anadolu’da büyük işler yapabileceğine inanıyoruz. Şunu da biliyoruz; bu iş o kadar kolay değil elbette, her insan sizi elinizde güller ile karşılamıyor, oynadığınız, oynayabileceğiniz mekânlar ilkel ve tiyatroya uymayan mekânlar olabiliyor, yeri geliyor boş salonlara oynuyorsunuz ama bunlar da olmasa yaptığımız işin ne değeri kalacak ki… Elbette tüm bu olumsuzluklar olacak belki de daha fazlası olacak, bize biz gibi amatör tiyatrolara tüm bu zorluklarla uğraşmak, engelleri aşmak yaraşmaz mı? Umutsuz olmak tiyatronun ve gençlerin en son ki ruh hali olmalı bizce. TİYATROmuzun yakınmaya, sürekli eleştirmeye değil UMUDA ve HIRSA ihtiyacı var, bu rol için biz gençler biçilmiş kaftanız. İşte bu sebeplerle bizler, amatör gruplar, “İNADINA VE HER ŞEYE RAĞMEN” tiyatro yapmalı. Anadolu’nun ‘SEYİRCİ KALMA’SINI DEĞİL ‘SEYİRCİ OL’MASINI SAĞLAMALI. Bol tiyatrolu günler… TİYATROLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN! |

|
27 Mart 2007 Mesajımız |